ALLAH'INI SEVEN DEFANSA GELSİN!!!

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

ALLAH'INI SEVEN DEFANSA GELSİN!!!

Bir toplumun en önemli kesimi elinde bulundurduğu genç nüfusudur. Bu nimetin önemini anlayan toplumlar çok kısa sürede her alanda ilerlemiş, anlayamayanlar ise -yerinde saymakla kalsa iyi- düşmanlarının boyunduruğu altına girmekten kurtulamamıştır. 

Peki Türkiye'de eğitimimiz ne durumdadır? Gelin bütün ön yargılarımızı siyasi anlayışımızı bir kenara bırakarak düşünelim, şapkamızı önümüze alalım. 

Malum Çanakkale Zaferi'nin 100.Yıldönümünü yaşıyoruz. Bu vesile ile 100 yıl önce yaşanan süreçte hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmetler diliyorum. Aziz hatıraları ile her karşılaşmamızda gözlerimizin yaşarması, onlara olan minnetimizin küçük bir göstergesi olabilir. Bu vesile ile girdiğim derslerde yavrularımıza bir soru soruyorum: İçinizde Çanakkale şehitleri bölgesini ziyaret edenler kimler? cevap veren (35 kişilik sınıflarda) 5'i geçmiyor. Bu durum bir eğitimci olarak beni mahvediyor. Şimdi biz bu çocuklara bu ruhu nasıl vereceğiz? Bundan dolayıdırki yapılan bayrak törenlerinde çocuklar istiklal marşımızı söylemiyorlar. Evet, malesef bunu yazmak zorundayım, çocuklarımız istiklal marşımızı söylemeyi bilmiyorlar. Çünkü sevmiyorlar. Bir çocuğun sevdiği, benimsediği bir sanatçıyı bütün jest ve mimiklerine kadar nasıl taklit ettiğini bilmem anlatmama gerek var mı? Buradan yalvarıyorum, ne yapıp edip Türkiye'deki bütün ilkokul çocuklarını Çanakkale'ye götürmek gerekiyor. Ancak burada şunu da eklemekte fayda var. Oraları sadece turistik bir şekilde gezdirmek yetmez, ruhunu da vermek, anlatmak gerekir. En azından dedelerinin namaz kıldıkları yerde onlara iki rekat namaz kıldırmakla bu ruh aktarımı başlayablir. 

Bununla birlikte çocuklarımıza zamanın gelişen ilmi gelişmeleri ne kadar aktarabiliyoruz. Cevabın ne olduğunu isterseniz bana söylemeyin,içinizde kalsın. Bırakın bilimsel gelişmeleri, olanı bile vermekte zorlanıyoruz değil mi? Çocuklarımız sınıflarda karşımızda mankurtlaşmış bir şekilde oturuyorlar. Söylediklerimizi anlamayan bir öğrenci profili ile karşı karşıyayız. Okuduğunu anlamayan öğrencilerin varlığını yaptığımız klasik sınav sorularına verdikleri cevaplardan daha iyi anlıyoruz. Öğrencilerimiz okumuyor, izliyor. Okumayan nesil düşünemez, sorgulayamaz, faydalıyı zararlıdan ayıramaz. Haliyle birilerini biz 100 yıl önce Çanakkale'den geçirmedik diye seviniyoruz ama onlar bugün hepimizin ruhlarını esir amış durumda bile. Daha neyin zaferini kutluyoruz? 

Kağıt üzerinde herşeyimiz tam takır. Herhangi bir sorunu dile getiren kişi en azından enayi diye değerlendiriliyorsa daha çok başkalarının güdümünde hareket eder, ABD Merkez Bankası'ndan gelen verilerden etkileniriz. En iyi hücum savunmada başlar. Kalenizi iyi savunamazsanız yaptığınız ataklardaki gücünüz erkenden kırılır. Onun için Allah'ını seven defansa gelsin!!!

19 MART 2015