Sevginin matematiği yoktur. Hesap üzere sevgi olmaz

Mesut Ünal

Sevgi...

Sevgi merhametin tecellisidir. "O Rahman ve Rahimdir" (Fatiha/2) O Rahmandır; Canlı veya cansız yarattığı her şeyi sever. O Rahimdir; Sevgisine karşılık verenleri, emirlerine riayet eden, nehy edilenden uzak duranları sever.

Hatalarımız, kusurlarımız, eksiklerimiz, sevgisizlik ve ilgisizliğimize rağmen Rabbimiz ilgisini ve merhametini eksik etmez; bize darılmaz, küsmez bizden.

Rahmet merhamet demektir, sevgi demektir, bitmeyen/ tükenmeyen/ azalmayan ilgi demektir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Hadisi Şeriflerinde "Ben Uhud Dağını severim, Uhud Dağı da beni sever" buyurmuşlar, Can-ı gönülden sevdiğimiz zaman dağların ve taşların sevgimize karşılık vereceğini bizlere müjdelemişlerdir.

Hiç bir hesap ve beklenti içinde olmadan sahil boyu gezinirken… Gözümüze ilişen bir istiridye kabuğu, göz alıcı rengi/ şekli ile bir taş parçası, duvarın köşesini dönünce karşılaştığımız köpek/ kedi yavrusu, boncuk boncuk gözleriyle gülümseyen bir çocuk, yeni açmış zerdali çiçeği, bahçemize misafir gelen serçe kuşları... bir anda ilgimizi çeker ve yüreğimizden kopan bir parçanın gidip ilgimizi çeken bu şeye eklendiğini hissederiz. O şey artık bizden bir parça olur. Bizim bir parçamız olduğu için onu severiz. Hem de çok severiz.

Gösterdiğimiz ilgi içimizdeki sevginin inkişaf etmesine vesile olur. Belki de… İçimizdeki sevgi, ilgi duymamıza vesile olur. O an... Mutlu olduğumuzu, gönlümüzdeki pasın silindiğini, gözlerimizin ışıldadığını, yüzümüzdeki hüznün yerini sevince bıraktığını, yüreğimizdeki düğümün çözüldüğünü...

Sevmek bir ihtiyaçtır, öncelikle kendimiz için bir ihtiyaçtır. Sevdiğimiz zaman mutlu ve huzurlu olduğumuzu, sevgisizliğin yüreğimizi bitap bıraktığını anladığımızda... Canlı, cansız her şeye karşı ilgimiz ve sevgimiz artar.

Sevgi ve ilgi iç içedir. Sevgi ve ilgi yan yanadır. Biri olmadan diğeri olmaz. Birbirinden ayırmak veya birine öncelik tanımak pek mümkün değil. İlgilenmediğimiz bir şeyi sevemeyiz. İlgimiz arttıkça sevgimiz, sevgimiz arttıkça ilgimiz artar.

Sevgi azalır mı diye sorsalar, ben azalmadığını söyleyebilirim. Sevmediğimizi zaten sevmemişizdir. Sevdiğimiz ise yüreğimizden bir parça olmuştur. İnsan kendi yüreğini sevmez mi?

Sevgi azalmaz da… belki ilgi azalabilir. Yetişkin bir birey olduğunu düşündükleri çocuğa karşı Anne ve Baba'nın ilgilerini biraz daha alt seviyeye çekmeleri sevgilerinin azaldığını göstermez. Birine karşı, ilginizin rahatsızlık verdiğini gördüğünüzde kenara çekilmeniz, sevginizin hatırınadır. Pamuk ipliğine bağlı olsa da arkadaşlığınızın, dostluğunuzun sona ermesini istemezsiniz.

Sevginin zirvesi Rabbimizin kullarına olan sevgisidir. Sonra Anne-Baba'nın çocuklarına olan sevgisidir. Anne ve Babamız hiçbir şeylerini esirgemezler bizden. Kendi bilgi ve görgüleri ölçüsünce söyledikleri her şey, aldıkları her tavır bizim iyiliğimiz içindir. Bunun böyle olduğunu çok geç anlasak ta...

Yüreğinde sevgi taşıyanlar sevdiklerinin mutlu ve huzurlu olmasından başka hiçbir şey istemezler.

Sevginin matematiği yoktur. Hesap üzere sevgi olmaz.

Seven, sevdiğini her haliyle, olduğu gibi sever. Seven... Can'ı dâhil her şeyini sevdiğine vermeye hazırdır; sevdiğinden hiç bir şey beklemeden.

Mesut ÜNAL


Yazdır   e-Posta