FAİZ, DÖVİZ, ENFLASYON, KALKINMA

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 
Mesut Ünal
Mesut Ünal

Ekonomiyi yönetenler, öncelikle bir hedef belirler ve o hedefe uygun strateji geliştirerek yol alırlar.

Yani... Kalkınmayı hedef alınca; düşük faiz politikası uygularsınız. Yatırım için kaynak lazım olursa; faizi yükselterek yurt içi ve dışından para beklersiniz. Yüksek faiz enflasyonu körükleyince; yatırımları askıya alarak tasarrufa yönelirsiniz.

Ekonomi lisans eğitimi almış biri olarak, benim basitçe izahım budur.

Bu sarmalda, her ülkede, sıkıntıyı; dar gelirliler, maaşlılar ve yatırımcılar çeker.

Ekonomisi zayıf devletler, dar gelirli vatandaş gibidir. İkisinin de, iki yakası çok kolay bir araya gelmez.

Türkiye'de sermaye hareketleri yeterli denetime tabi değil. Döviz kurunda dalgalı rejim uygulanıyor. Faizler, serbest piyasada arz ve talebe göre belirleniyor. Para pklikası bağımsız. Merkez Bankası enflasyon hedeflerine uygun hareket ediyor. Herşey kendi seyrinde gibi de... Ortalık güllük gülistanlık değil. Biri çözüm nedir? diye sorsa; ekonomi derslerinde anlatılan denklemler ileri sürülecektir; Faizler artırılsın, dövizler bankalara geri dönsün, dönen para yatırıma kaynak olsun, yüksek faizle oluşan enflasyonun yükünü millet ödesin.

Dikkat edilirse, çözüm için sunulacak bütün yollar, sermaye sahiplerinin menfaatine çalışıyor.

Durum şudur; Merkez Bankası hükümetle birlikte yılsonu enflasyon hedefini belirliyor. Bu hedefe varıldığı sonucu çıksın diye; piyasada en az artan ürünler üzerinden, yıllık enflasyon rakamları manüpüle ediliyor. Düşük enflasyon baz alınarak vatandaş üzerinden tasarrufa gidiliyor.

Bu sırada, döviz ve altın fiyatındaki artışa bağlı olan ürünlerin fiyatları vatandaşın bütçesini daraltıyor.

Market raflarındaki fiyatlar sebebiyle; halk/ Yem fiyatları sebebiyle; hayvancılık/ Tohum, gübre, mazot ve ilaç fiyatları sebebiyle bitkisel üretim sıkıntı içine düşüyor.

Et, süt, peynir, makarnaya gelen zamlar dargelirliyi etkiliyor. Ekmek fiyatları bile % 35 zamlandı.

Bu millet neleri göğüsledi, bunun da üstesinden gelir. Çözüm için;

  • Hükümet açık yüreklilikle açıklama yapmalı; ülkenin yedi düvelde verdiği mücadele ve içerideki yatırımlarla bu noktaya gelindiği, sabırla bunun aşılacağı söylenmelidir.
  • Kamuda tasarrufa azami ölçüde riayet edilmesi sağlanmalıdır.
  • Vergisiz kazançlarla ilgili her türlü tedbir alınmalıdır.
  • Kamu çalışanlarına (Rahmetli Erbakan Hocamız gibi) en üst seviyeden zam verilmelidir. Benim öngörüm Ocak'ta % 20, Temmuz da% 10 olmalıdır.
  • Kamu çalışanlarına (işçi, memur) verilen zamla piyasa canlanacak, esnaf da rahatlayacaktır.
  • Döviz fiyatlarına müdahale için rezevler ziyan edilmemelidir.
  • Faizler yeter seviye yükseldiği için yeni müdahale yapılmamalıdır.
  • Bankalardaki altın hesabı uygulamasına son verilmelidir.
  • Şirketlerin ve kamunun dövizle borçlanmasına son verilmelidir.
  • Yabancı para birimleri son bir yıl içinde, dolar karşısında % 3-5 değer kaybederken, TL 'nin % 30 a yakın değer kaybetmesi, dış müdahale sonucudur.
  • Hükümet sabırlı olursa, döviz ve altın piyasaya dönecektir. Dönmese bile hevesleri kursaklarında kalacaktır.
  • Hükümet üretimi desteklemeli, pazarlama ve lojistik ağı konusunda inovatif çalışmalar yapılmalıdır.

    Benim, önerilerim bunlar. Para ile para kazanma devri kapanmadan, bu yaraya kalıcı çözüm bulmak kolay olmayacaktır. İlgiyle okuduysanız, teşekkür ediyorum.

    Döviz ve kur üzerinden para kazanmak gayretine girmeden, alın teriyle kazananlara selam olsun.

    Kalın sağlıcakla...

    Mesut Ünal