Padişah Torunları / Paşa torunları

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Birkaç gün önce bir televizyonda Sultan Abdulhamid (kaddesallahu sırrahulaziz) Han’ın üç torununu bulup çıkarmışlardı ekrana (torunların torunlarını): Duygulandım.

‘Hey gidi dünya’ dedim. Sultan’ın oğlu, Paris’te geçinemeyince, yani geçim sıkıntısından ötürü, daha mütevazı bir kente taşınmış ve orada sefalet içinde ölmüş. Bir taraftan Gazi Osman Paşa’nın da torunu olan kadının dedesinin, yani Osman Paşa’nın oğlunun kemikleri, mezarından sökülüp gariban mezarlığına atılmış; mezarlık aidatı ödenemediği için.

Kadınlı-erkekli sürülenler salt bu söylediklerim değil; epey bir yekûn.

Bunları duyar da pek anlayamazdım: Yahu ne olursa olsun, orada bir Fransız Devleti var ve bunların hepsinin ‘prens’ olduğunu biliyor. Kendi olanaklarının bulunmayışı açık ve net bir şekilde söyleniyor; giderken ancak çamaşırlarını götürebilmişler.

‘Ama Fransa’ diyordum ‘Fransa bunlara nasıl oldu da sahip çıkmadı’.

Bu sorumun yanıtını o televizyon programında öğrendim: “Hiç biri Fransız vatandaşlığına geçmemiş. Sefalet içinde ölmüşler ama Fransız olmamışlar. Daha sonra torunların torunlarından kimileri Hristiyan olmuş, Türkçeyi unutmuş vs. Onlarsa, aç kalmış, ölmüşler ama Fransız vatandaşı olmamışlar: duygulandım.

Sanıyorum benim küçük oğlandan da genç bir torun: “bizim kimseden herhangi bir şey istememiz olamaz, olmadı; biz sadece verirdik” dedi. Çocuk, el an hangi geçim kaygısında bilmiyoruz ama dediği bu: “Bizim isteme lüksümüz yok”. Programın akışı içerisinde “dedeleriniz için, mesela mezarlarının Istanbul’a getirilmesi, tüm Osmanlı’ların Türkiye’ye çağırılması gibi, Hükümetten istekleriniz…vs.” denildiğinde Torun bunu söylemişti: Duygulandım.

Başka Paşa torunları da var: Masum Şalcı Bacı’nın katili Deli Hasan Paşa. İsmet İnönü’nün hocası, Ahmet ve Mehmet Altan’ın dedeleri.

Ahmet Altan’ın, dedesiyle övünmek bir yana, onu savunacağını sanmıyorum ama Kardeş’i, utanması, vicdan azabından ötürü intiharı düşünmesi, insan içine çıkamaması gerekirken: “dedemin büstçüğü hâlâ masamın üzerinde” diyebildi. Bu, paşa torunu; ötekiler üstelik padişah torunu. Tam diyemedim de ‘aradaki ahlâk farkı’ görülebiliyor mu acaba.

Kaynak: Varide Dergisi / Varide Net